Çeviri

Birinci Dünya Savaşı’nda Ölen Fransa Turu Yarışçılarını Anmak

Fransa Turu, 1914’te bütün Avrupa’yı kasıp kavuran savaşta çok sayıda büyük şampiyonunu, değerli karakterini ve birçok bisikletçisini kaybetti.  Tüm bu isimler, bu yaz, Birinci Dünya Savaşı’nın yüzüncü yılında anılacaklar.

Hatırlar mısın saldırıdan önceki o velveleyi

Seni ele geçiren ve sarsan o öfkeyi, gözü kapalı inancı

Dalıp giderken adamlarının solgun ve yorgun yüzlerine?

Hatırlar mısın ayakta duramayan revirlikleri

Kapanan gözleri ve tutamadıkları başlarıyla

Bir zamanlar neşeli ve şen olan o cansız gençleri?

Unuttun mu yoksa?…

Yukarı bak ve baharın yeşili üzerine yemin et asla unutmayacağına.

-“Sonrası” Siegfried Sassoon (1919)

1919 ve 1922 Fransa Turu galibi Belçikalı bisikletçi Firmin Lambot. (Fotoğraf: Roger Viollet/Getty Images)

Her Fransız kasabası ve köyünde, Birinci Dünya Savaşı’nın hatırasını yaşatan bir şey mutlaka vardır – tüfeğine yaslanmış sıradan bir asker figüründen tutun; yaşanan büyük katliamın abartılı anma törenlerine kadar… Ve Fransız coğrafyasına serpiştirilmiş yaklaşık 30.000 savaş anıtının her biri; yolu Batı Cephesi’nin kıyım bölgesinden geçen, Somme ve Ypres’in, Verdun ve Marne’nin çamurlu topraklarının altında yatan evlatlar ve kardeşler, babalar ve amcaların isimlerini listeler. Onların fedakârlıkları şu yalın sözcüklerle sonsuza kadar mühürlenmiştir: “Mort Pour La France

Fransa Turu, 9 Temmuz 2014’te, gün batımında yat borusunun hâlâ çınlamaya devam ettiği Ypres’teki Menin Gate Savaş Anıtı’nın gölgesini bırakacak; yönünü doğuya ve Alsace-Lorraine’in tartışmalı bölgelerine çevirmeden önce ise Kuzeyin Cehennemi Paris-Roubaix’nin rotasını oluşturan parke taşlı 9 sektör kat edecek.  2014 Fransa Turu; Menin Gate, Arras, the Chemin des Dames, Verdun ve Douaumont’tan geçerek Birinci Dünya Savaşı’nda hayatlarını kaybedenlere saygılarını sunacak… -ve yarışın rotası üzerinde bu bölgelerden geçişiyle birlikte Tüm Savaşları Sona Erdirmek İçin Yapılan Savaş’ta ölen Fransa Turu yarışçılarını da anacak.

Fransa Turu’nu 1913, 1914 ve 1920 yıllarında kazanan Belçikalı bisikletçi Philippe Thys. (Fotoğraf: Branger/Roger Viollet/Getty Images)

1914 yılında koşulan Fransa Turu, Philippe Thys’in bir önceki senenin ardından ikinci kez zafere ulaşmasıyla hatırlanmalı (Thys 1920 yılında ise 3. kez zafere ulaşmıştır) ancak, Thys yarışın Paris’ten Le Havre’a koşulan birinci etabını kazanarak turdaki hâkimiyetini hissettirirken; Arşidük Franz Ferdinand 28 Haziran’da Gavrilo Princip tarafından suikasta uğramıştı. Ve Birinci Dünya Savaşı cehennemini körükleyen olaylar Temmuz ayı boyunca artarak devam etti. Fransa Turu’nun sona ermesinden altı gün sonra Fransa’da askeri seferberlik emri verildi ve tarihler 3 Ağustos’u gösterdiğinde Almanya ile Fransa artık savaş hâlindeydi.

Desgrange’ın 1915 yılında da yarışı düzenleme arzusuna karşın Fransa Turu; Strasbourg “zafer günü” ve Metz “hatıra günü” etaplarıyla Fransa’nın savaş yüzünden paramparça olmuş yollarında yarışmaya geri döndüğü 1919 yılına kadar geçici olarak durduruldu. Ve tabii ki savaş dolu yılların ardından yenilenmenin ve yeniden doğuşun yeni bir sembolü olmalıydı: Le Maillot Jaune / Sarı Mayo! Yarış, Fransa’nın doğusundaki bu harap edilmiş bölgelerden geçerken sarı mayonun nasıl da parladığını ve alevlendiğini bir hayal edin!

Belçikalılar savaş sonrası yıllarda da yarışı domine etmeyi sürdürdüler ancak bu dominasyonun sebebi biraz da, savaş sonrasında Belçika’nın lehine olan fiziksel üstünlüktü denilebilir. Yaşanan savaşta 1.397.800 Fransız vatandaşı hayatını kaybederken, Belçikalılar sadece 58.637 kayıp vermişti.

Belçika 1914 yılında tarafsızdı ancak küçük ordusu savaşmayı seçti –ve bu seçimiyle İngiliz ve Fransız güçlerine askeri harekâtlarını organize edebilmeleri için bir boşluk yaratmış oldu. Fakat ülke hızlı bir şekilde işgal edildi. Fransızlar şampiyonlar neslini savaş alanlarında kaybederken; Belçikalılar ise Alman işgaline katlanmak durumunda kaldı –the Rape of Belgium.

Bu durum, tavırların biraz sertleşmesine sebep oldu ve Flaman milliyetçiliği fikri etrafındaki mukavemeti daha da açığa vurdu. Böylelikle, geçmişte Fransa Turu’nda yarışan sporculardan daha yaşlı, daha sert ve akıllı; zorluklara alışmış olan sert adamlar, diğer bir deyişle güçlülerin güçlüsü Flahutelerin yükselişi başladı. Fransa Turu galiplerinin yaş ortalaması 1919’dan itibaren keskin bir biçimde yükseldi ve 1930’da 26 yaşındaki André Leducq Fransa adına zafere ulaşana kadar düşmeye başlamadı.

Yarışa vurulmuş bir başka büyük darbe daha vardı. Ticari takımlar, yarışçılarının Tour’da yarışmaları için gerekli olan ekipmanı tek başlarına sağlayamıyorlardı –birçoğu savaş boyunca gösterdikleri efor yüzünden inzivaya çekilmiş durumdaydı ve pazarda yeni bisikletlere duyulan ihtiyaç yetersizdi. Ticari takımlar yaşadıkları bu sıkıntılar neticesinde işbirliğine gitmek zorunda kaldılar ve tek tip gri formalı La Sportive takımı altında kümelendiler. Bu gri forma altında yarışırken sporcuların takım mensubiyetlerini gösteren yegâne şey formalarının üzerinde bulunan farklı renklerdeki apoletlerdi: Peugeot için mor, Automoto için koyu yeşil, Alcyon için mavi…

Bugün için, 1914 Fransa Turu’nun yükselen politik krizlerin oluşturduğu zemine rağmen devam ettiğini hayal etmek neredeyse imkânsız. Francois Faber; 13’üncü etaptaki 200 km.lik solo kaçışı sırasında, yolun bir bölümü boyunca Fransız bisikletli askeri taburlarından birinde görevli silahlı bir asker tarafından takip edilmişti. Desgrange’ın 3 Ağustos 1914 tarihli l’Auto gazetesindeki yorumları ise alışılagelmiş bir şekilde cesurdu:

“Bu, savaşmak zorunda olduğunuz büyük bir karşılaşma: bütün repertuarınızı iyi bir şekilde kullanın! Taktikler sizi endişelendirmemeli. Kurnazlığınızı kullanın ve göreceksiniz ki gerekli olan karşılığı vereceksiniz… Tüm bunları, sizi yaklaşık 15 yıldır eğiten şahsımdan daha iyi biliyorsunuz delikanlılarım. Ama dikkatli olun! Tüfeğinizi onların göğsüne hedef aldığınızda, sizden kendilerini bağışlamanızı dileyecekler. Onları bağışlamayın. Acımadan ezip geçin!”

Desgrange sarf ettiği sözlerin arkasında durdu ve Fransız ordusunda gönüllü olarak görev aldı, piyade sınıfında orduya hizmet etti, üstelik bunları yaparken 50’li yaşlarındaydı. Desgrange, savaşta gösterdiği gayretlerle Croix de Guerre madalyasını kazanacak ve savaş boyunca l’Auto’da yazmaya devam edecekti. Düşünceleri çoktan bir sonraki Fransa Turu’na yönelmişti bile.

Savaş öncesindeki yarışlarda zafere ulaşan ancak savaş alanından bir daha geri dönmeyen üç büyük şampiyonun da içinde bulunduğu, Fransa Turu’nun ilk 11 yılında yarışmış olan birçok bisikletçi 1919 Fransa Turu’nu görecek kadar yaşamayacaktı.

Francois Faber (1909 Fransa Turu’nu kazanmış ve turu kazanan ilk yabancı olmuştur) 9 Mayıs 1915’te Mont-Saint-Eloi’de hayatını kaybetti. Lüksemburglu şampiyon, Yabancı Lejyonu’nda 1. Alay’da savaşıyordu. Bedeni hiçbir zaman bulunamadı. Albain-Saint-Nazaire’de kendisine ithafen yapılmış bir anıt bulunmaktadır. Francois Faber, bir diğer adıyla Colombes Devi; 1909 Fransa Turu’nda art arda 5 etap kazanma rekorunu da içeren 6 etap kazanarak galibiyetini perçinlemiş ve tarih kitaplarındaki yerini almıştır.

Panache sözcüğü, belki de Francois Faber’in o yarışta sergilediği kahramanlıklar ve üstün başarılar sonucunda türetilmiş olabilir; etaplardan birini 255 km.lik solo kaçışla rakiplerinin 33 dakika önünde kazanmıştı; bir diğerini ise Ballon d’Alsace‘tan geçerek! Sonrasında, gökyüzü toplayabildiği her şeyi onun üzerine kusarken FrancoisPorteLaffrey ve Bayard dağ geçitleri boyunca ilk sırada yarışmaya devam etti. Paris’te, attığı sprintle Parc des Princes‘teki finiş çizgisini geçtiğinde, sırtında finişe 3 km kala zinciri kırılan bisikletiyle kalabalığın omuzlarında yükseliyordu. Colombes Devi neler başarmamıştı ki!…

1910 yılında Fransa Turu’nu kazanan Octave Lapize, 1917’de Bastille Günü’nde vurularak hayatını kaybetti. Lapize –dağınık kıvırcık saçlı oluşundan dolayı Le Frise lakabını almıştır- 1910’da Pireneler’deki ilk tarihi atağı kazanmış; tüm öfkesini ve düş kırıklıklarını tek bir sözcükte toplayarak haykırmıştı: “Katiller!”. Lapize ünlü Tourmalet zirvesini geçen ilk bisikletçiydi. Lapize’in le Geant isimli çelikten yapılma bir heykeli her sene Haziran ayının ilk Cumartesi gününde zirveye çekilir. Siz de, onun tırmanışın zirvesine ulaşırken kullandığı rotayı takip ederek oksijen miktarının oldukça az olduğu 2.122 m. irtifaya doğru onunla birlikte sürüş yapabilirsiniz.

1910 Fransa Turu şampiyonu Fransız bisikletçi Octave Lapize bisikletiyle birlikte… (Fotoğraf: AP)

Lapize 1910 Fransa Turu’nu kazanacak ve dinlenme gününde; sonraları Fransız sınırı üzerinde gökyüzünde sona erecek olan uçma aşkının başlangıcı olan bapteme de l’air yani ilk uçuşu için çift kanatlı bir uçağa atlayacaktı. 1917’de -Fransız ordusunda savaş pilotuydu- ölümcül bir şekilde yaralandı, birkaç gün sonra ise hayatını kaybetti. 29 yaşındaydı.

1907 ve 1908 Fransa Turu galibi Lucien Petit-Breton 20 Aralık 1917’de bir araba kazasında hayatını kaybetti. Petit-Breton 1914’te Fransız destek taburları, Paris taksilerinden oluşan filonun ön saflarına gönderildiğindeMarne’in Taksileri operasyonunda yer almıştı. la Poste için minibüs şoförlüğü yapmadan önce askeri bisiklet taburunun bir parçasıydı. Bir efsaneye göre Petit-Breton hayatını kaybettiğinde, savaş hattının gerisinde gizli bir askeri operasyondaydı. Ancak sıradan bir kafa kafaya kaza yapmış gibi görünüyor; bir anlık kötü şans.

Lucien Petit-Breton Arjantin’de büyüdü, gerçek adı Lucien Mazan olmasına rağmen; babasının yerme ve kötülemelerinden kaçmak için takma adla yarıştı ve arka arkaya iki kez Fransa Turu’nu kazandı. Petit-Breton Fransa Turu’nun ilk gerçek süper starıydı, resimleri Peugeot posterlerini süslüyordu ve hayranı olan genç kızlar yavru kedilerine onun adını veriyorlardı. 1913 Fransa Turu’nda yaptığı kaza, diz kapağının kırılmasına sebep oldu ve Petit-Breton bir daha hiçbir zaman yarış kazanmadı.

Birinci Dünya Savaşı sırasında 20 Aralık 1917’de hayatını kaybeden, 1907 ve 1908 yılları Fransa Turu şampiyonu Lucien Petit-Breton. Fotoğraf: AP

1903 Fransa Turu’nu 6. sırada tamamlayan Belçikalı Marcel Kerff, göz kamaştırıcı safari formasıyla yarışmıştı. Ağustos 1914’te casus olduğu gerekçesiyle Almanlar tarafından asıldı ya da vurularak öldürüldü.

2 Temmuz 1914’te Fransa Turu 3’üncü etabını kazanan Emile Engel, o yılın sonlarında Marne Muharebesi’nde öldü.

Pireneler’deki ilk etabı geçmeyi başaran, 1911 yılında yarıştaki rakibi Paul Duboc’u verdiği içecekle zehirleyen Francois Lafourcade 1917’de hayatını kaybetti. Duboc ise biraz daha şanslıydı; zehirleme girişiminden sağ kurtuldu ancak İkinci Dünya Savaşı’nda 57 yaşındayken öldü.

Fransa Turu’nda 17 etap galibiyetine ulaşmış Gars Jean’in kardeşi Henri Alavoine 1916’da hava savaşında aldığı yaralar sonucunda hayatını kaybetti.

1914 Fransa Turu haritası. 28 Haziran 1914’te 145 yarışçı start almak için sıralanmıştı. Aynı gün, bisikletçiler Normandiya üzerinden Le Havre’a pedallarken, onlar için akıl almaz sonuçlar doğuracak olan siyasi bir suikast gerçekleşecekti. (Fotoğraf: AP)

Lucien Petit-Breton’ın kardeşi Anselme Mazin, 1915 yılında General Nivelle’in pervasızca yaptığı bir hareketin mağduru oldu. Nivelle’in verdiği taktikle piyadeler tarafsız bölgeye ilerlediler, kesime giden kuzular gibi meleyerek… Acaba Mazin onların arasında mıydı?

Somme’da ölen Anthony “the Tortoise” Wattelier…

1913 Fransa Turu’nda yıldızı parlayan Charles Privas çatışmaların ilk haftalarında hayatını kaybetti.

Yetenekli bir karikatürist olan Pierre Marie Privat, üvey kardeşleri Leon Hourlier ve Leon Comes’nin 1915 yılında meydana gelen bir hava kazasında gökyüzünden birlikte düşerek ölmelerinden iki gün sonra hayatını kaybetti.

Hourlier ve Comes gibi, aynı gün içinde öldürülen Alman bisikletçiler Willy Honeman ve Willy Schmitter…

Gelibolu Muharebeleri’nde hayatlarını kaybeden René Cottrel, Jean Perreard, Marius Villette, François Cordier, Frédéric Rigaux ve René Etien…

1918’de ölen, 1906 Fransa Turu sonuncusu (Lanterne Rouge) Georges Bronchard…

1918’de ölen, bisikletçi kardeşlerden oluşan bir ailenin en yeteneklisi Pierre Vuge…

1904 Fransa Turu’nda yarışan ve savaşta piyade olarak görev alan Albert Niepceron, savaşın son günlerinde hayatını kaybetti.

Belçika Kemmelberg’de 1918 yılında vurularak öldürülen, Fransa Turu tarihinin o güne kadarki en genç yarışçısı Camille Fily…

1918 Ekim’inde göklerde hayatını kaybeden İsviçre doğumlu Fransız vatandaşı Emile Guyon…

1915’te hayatlarını kaybeden; Fransız bisikletinin umut vaad eden genç yarışçısı Franck Henry, henüz 1913’te profesyonel olmuş Philippe Alary ve 21 yaşındaki genç bisikletçi André Batilly.

Eylül 1914’te savaşın ilk günlerinde ölen 21 yaşındaki bisikletçiler Emile Besnier, Vincent Buisson ve Albert Cartigny.

1914 yılı Fransa Turu’nda Clement-Dunlop adına yarışan ve 1915’te Yunanistan’da ölen bisikletçiler Marcel Chanut, Louis Constans and Maurice Dejoie.

1913 ve 1914 Fransa Turu’nda bireysel olarak yarışan Albert Delrieu ve 1908-1911 yılları arasında Fransa Turu’na dört kez katılan bir diğer bireysel yarışçı Raymond Didier… 1915 yılında hayatlarını kaybettiklerinde artık bir daha profesyonel olarak yarışamayacaklardı.

1914 yılında profesyonel olarak yarışmaya başlayan Auguste Garnier…

Ölümünden sonra Fransa Açık tenis stadyumuna adı verilen Roland Garros; gençliğinde Roland Danlor takma adıyla yarışan bir bisikletçiydi. Savaş sona ermeden bir ay önce, bir hava savaşında hayatını kaybetti.

Reims’de doğan ve 1916’da Picardie’de ölen Paul Gombault…

1908 yılında Fortunat takımıyla Petit-Breton’a karşı yarışan Ernest Haillotte…

Dönemin en büyük takımlarından Alcyon için yarışan Adrien Heloin…

1909 Fransa Turu 20’ncisi Emile Lachaise…

Yalnızca bir sezon (1908) profesyonel olarak yarışan Eugene Lacot…

Tartışmalı 1904 Fransa Turu’nda yarışan Parisli Louis Lecuona…

Somme’da 1916 yılında ölen ‘1901 Dünya Hız Şampiyonu’ Emile Maitrot…

Savaşın henüz başlarında Almanya’nın Hannover kentinde ölen Francois Marcastel…

1910 Fransa Turu’nu 31’inci sırada tamamlayan Gabriel Mathonat… 22 Ağustos 1914’te yaşamını yitirdi.

Eylül 1914’te neredeyse savaş başlar başlamaz hayatını kaybeden, Alcyon takımı yarışçısı Marceau Narcy…

1903 yılında düzenlenen ilk Fransa Turu’nda bireysel olarak yarışan, sonrasında 1908 yılında ise Perin Cycles takımıyla Fransa Turu’na katılan Armand Perin…

1914’te Fransa Lisieux’de 31 yaşında ölen Jean-Marie Perreard…

1909 Fransa Turu’nda Indiana takımı adına yarışarak 48’inci olan Charles Ponson…

1914’te 34 yaşında profesyonelliğe adım atan ve aynı yılın sonlarına doğru Lorraine’de hayatını kaybeden Felix Pregnac…

Profesyonel olarak yarışmaya başladığı ilk yıl olan 1914’te Fransa Turu’na katılan Pierre Stabat…

1913 Paris-Tours yarışı 7’ncisi Georges Tribouillard, aldığı ağır yaralar nedeniyle savaşın sona ermesinin ardından 1919’da hayata veda etti.

Edmond Heliot, Leon Dupoux, Emmanuelle Fillon, Francois Julien, Francis Lebars, Eugene Leonard, Auguste Meziere, Rene Michel, Maurice Petit, Aguste Pierron ve Marcel Robert.

Sayılan isimlerin tümü Fransa Turu’nda yarıştılar ve hepsinin adları, Fransız kırsalına yayılmış binlerce savaş anıtına kazındı: Mort Pour la France. Onlar, Kuzeyin Cehennemi’ni gerçek bir cehennemle; Fransa Turu’nun bozuk yollarının çamurunu ise tarafsız bölgenin çamuruyla takas ettiler. Onlar les disparus: gözden kaybolanlar… Garip bir biçimde ne kadar güzel ve ne kadar dokunaklı; sanki parke taşlı yolların toz bulutlarına veya dağların kuytu köşelerine doğru sürüyormuş gibiydiler ve asla geri dönmediler.

Ypres/Belçika’daki Menin Gate girişinde sarı çiçekler… Fransa Turu organizatörleri savaşın başlamasından 100 yıl sonraki bu yıldönümünde, kuzey ve doğu Fransa ile Belçika’daki savaş alanlarından geçen bir dizi etap ile savaşta hayatını kaybedenleri anmaya karar verdiler. (Fotoğraf: Virginia Mayo / AP)

 


 

*Bu yazı, The Guardian yazarlarından Suze Clemitson tarafından yazılmış ve 01.07.2014 tarihinde aşağıdaki linkte yayınlanmıştır.

http://www.theguardian.com/sport/100-tours-100-tales/2014/jul/01/tour-de-france-remember-first-world-war-dead

*İngilizce aslından çeviren, Ali Sinan Deniz.

Ali Sinan Deniz

Yazı ve çeviri işleri…

Benzer İçerikler